27 Mayıs 2009 Çarşamba

karışık duygular

evet parmağımı kırdım yaklaşık 3 hafta olacak düğün öncesi birde bununla uğraşıyorum işte...
neyse nazar diyorum artık.
aklımda yapılacaklar, alınacaklar listesi... düşünüyorum şu bununla olurmu. bunu nereye koysam evi nasıl yerleştirsem diye düşünceler bir yandan kafamda...
2 gündür konuşmaktan sıkıldığım, artık evim bitsin içine yerleşeyim diye can attığım bir durum söz konusu, daha öncedende sorun yaşadığım ev arkadaşımın, söyledikleri ile uymayan davranışları karşında nasıl davranacağımı şaşırdım.
zaten evde çok vakit geçirmiyorum. çok fazla paylaşımda bulunmak istemediğim için ve koşturmacamız çok olduğu için eve sadece yatmadan yatmaya gidiyorum.
sağ baş parmağının önemini parmağım kırıldığında anladım. allah kimseye yaşatmasın, ne kadar önemli bir işlevi varmış. neredeyse hiç bir şey yapamaz duruma düşüyorsunuz. şampuanın kutusunu sıkamıyorsunuz yıkanmak için...
bu durumda birde günüm olunca bir çok şeyi hazır sipariş verdim. ama arkadaşlarım yardımcı oldu. servis konusunda tabiii ev arkadaşım çok şey yaptı. sonrasında evin toplanmasında bundan dolayı zaten çok mahcuptum. ama bunun konusunu yapması beni üzdü. bunu bana değilde başka bir arkadaşımıza söylemiş. bana çok fedakarlıkta bulunmuş parmağım kırıkken ve kendi için yapmayacağı şeyleri yapmış... neyse teşekkür ediyorum kendisine :(
bu sabah haberler için tv yi açtığımda karşıma çıkan haber karşında durduklarım ve hissettiklerim garip,
askerlik 12 aya çıkıyormuş, sevgiliden geçirilecek 6 ay diye alıştırmışken kendimizi, şimdi 12 aya çıkacağı söyleniyor. umarım çıkmaz, yada sevgili 6 ay gider ve gelir. çok mu bencilim, askerden kaçmak gibi bir şey değil bu...tabiki gidecek ama insanın kendini alıştırdığı bir şeyin değişmesinde hissedilenler...sağ salim gidip gelmesi dileğiyle...
ne olur süre artmasın....

26 Mayıs 2009 Salı

kendini sorgulamalar

çoook yorgunum ve uykusuz...
cuma akşamı gün sırası bendeydi... konu döndü dolaştı kendini tanıma, kendini sorgulama...
ve bu muhabbet üzerine gecenin 2,30 una kadar sürdü...
hayat ne kadar ilginç, etrafta bir sürü insan var, her kez aynı yerde yaşıyor, aynı gökyüzüne bakıyor... ne farklı düşünceler sahip, ne kadar farklı doğruları var... söylenilen bir cümleyi dinleyen 8 kişi ne kadar farklı anlayabiliyor. işte belkide bu farklılıklar renk katıyor hayatlarımıza...
bu farklı duygular, farklı düşünceler içinde insanlar aslında ne kadar iyi anlaşıyor diye düşündüm.
anlaşılmak ve kendini anlatabilmek= iletişim ne kadar farklı, ne kadar güzel bir şey...
aynı dili konuşup, derdini anlatamadığın insanların içinde yinede anlamaya çalışıyorsan onları güzel olanda bu. her farklılık farklı bir bakış açısı, her farklılık farklı bir tanım, her farklılık kendini bir çeşit sorgulama yaratıyor insanda, ben inanıyorum ki bu farklılıklar olgunlaştırıyor, büyütüyor, bazen incitiyor, bazen güldürüyor ama en çokda öğretiyor.

merhabalar

uzun zamandır yazamıyorum.
biliyorsunuz telaş koşturmaca birde bu arada düştüm ve parmağımı kırdım. hala kaynamadı.
neyse nazar diyoruz. ev hala tadilatta yeni başlayabildiler ancak umarım bitecek.
eşyaları aldık eksikler var yavaş yavaş tamamlamaya çalışıyoruz. gelinlik bitmek üzere
daha 1 ay var diye bende çok heyecan yok.  belki zaman kısaldıkça heyecan artar bilemiyorum.
sizler neler yaptınız? sizleride gezeceğim.
şimdilik hoşçakalın