24 Eylül 2010 Cuma

sonbahar

sonbaharı sevmem ben hep biraz hüzünlü gelir bana...
hele birde çalışıyor olunca, artık güneş girmez olur uyandığın saatte eve gece uyanmışlık hissi, o uyku halinden kurtulamama uykuya doyamama, sıcacık yataktan soğuk hava çıkmama isteği...
sonbahar bir tür kışa hazırlık gibi geldiği için sevmiyorum belkide, aslen kışı sevmediğimden, kışın habercisi olan sonbaharı sevmiyorum. güzel yanları yok değil aslında kızaran yapraklar, yağan yağmurla dökülen yapraklar ve sokaklarda yürüken hışır hışır yaprakların ezilişinin sesiii...
eskiden severdim daha bi, artık sevmiyorum. yaşadığım yerle alakalı belkide zaten yapacak çok bir şey olmayan bu şehirde gündüzleri daha bir kısalıp geceleri uzayınca, hava daha da bir soğuk olunca yapacak hiç bir şey olmuyor bu şehirde...
sabah geç aydınlanan hava, sis içindeki şehir içime kasvet veriyor burada...
kömürün etrafda bırakdığı is, kömür kokusu, şehirin üstünde bırakdığı sis...
bunlardan dolayı göremez oluyorum belkide sonbaharın güzelliğini tıpkı hayatta bir sonraki (gelecek olana) takılıp o anın tadını çıkartamamak gibi...
p.s: 5 yıllık dolgularım hafif kendini belli edince yenilendi. ağrısından bir şey yiyememe...
uykuya doyamama, uyku isteği, halsizlik hepsi sonbahar belirtisi, sanırım vucudum mevsim geçişlerinde çok etkileniyor.
dünya sana gönderiyorum isteğimi: daha sıcak bir havanın olduğu ve denizi olan bir yerde yaşamak istiyorum. ondan önce aşkımın iyi bir yere gitmesini (anladın sen :))))

20 Eylül 2010 Pazartesi

nerde yaşıyorum

yer: iç batı anadolu ile doğu egenin kesiştiği yer diyebiliriz.
beldede çalışıyorum ben tunçbilek'de kömür şehride denilebilir.
tunçbilek beldesinde 4 adet ilkokul bulunmakda...
bugün okullar açıldı, duyduklarım karşısında nerde yaşıyorum ben dedim.
iş arkadaşım çoçuğunu 2. sınıfa verdi, eee bugün okulların açıldığı gün olduğu için. ilk günü okula gidildiğinde öğrendiği şey şu:
okulda 1. sınıfa başlayacak öğrenci sayısı 7 olduğu için,
2.sınıf ile 3. sınıflar beraber ders göreceklermiş.
4.sınıflar ile 5. sınıflarda beraber aynı sınıfda ders göreceklermiş.
okulda boş sınıf var, öğretmen var. ama yönetmelik böyle olduğu için bu uygulanması gerekiyormuş, ayrıca tunçbilekde olan bir diğer okuldada aynı sorun varmış, tunçbileğe yakın bir köydede inanamadım. kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz dedim. tamam daha önce böyle haberleri tvden izlemiştim. doğuda böyle şeyler oluyordu. ama ben bunları hep sınıf olmadığından, öğretmen olmadığından diye biliyordum. bir öğretmen 7 kişiye ders anlatamazmış, yazık, o sınıfı kapatıp, bir öğretmene 2 farklı sınıf verip, boşa çıkan öğretmenide başka yere gönderiyorlarmış böyle bir durumda...
böyle şeylere hiç alışkın olmadığım için, biz 40 -50 kişilik sınıflarda öğrenim gördüğümüz için bana çok garip geldi...
üstelik oturduğun yer dışında başka bir yerdede okula gönderemiyorsun çocuğunu, ikamet ettiğin yerde göndermek zorunda olduğun için.
yaaa arkadaşım ya taşınacak, yada oturduğu yere 30 dak. uzaklıkda bir özel okula gönderecek çocuğunu...tamam o gönderdi diyelim. diğer çocukların suçu ne???
bu sorun çok kolay çözülebileceği yerde, aynı sorun yaşanan 2 yada 3 okul birleştirilip bu sorun ortadan kalkacağı yerde, okulun ilk günü insanları dumura uğratacak bu durumla karşı karşıya kalmak çok acııı....
hayat öyle garip ki, işte nerde yaşıyorum, nasıl bir yer dedirtecek bu durum nasıl çözülecek çok merak ediyorum.