sonbaharı sevmem ben hep biraz hüzünlü gelir bana...
hele birde çalışıyor olunca, artık güneş girmez olur uyandığın saatte eve gece uyanmışlık hissi, o uyku halinden kurtulamama uykuya doyamama, sıcacık yataktan soğuk hava çıkmama isteği...
sonbahar bir tür kışa hazırlık gibi geldiği için sevmiyorum belkide, aslen kışı sevmediğimden, kışın habercisi olan sonbaharı sevmiyorum. güzel yanları yok değil aslında kızaran yapraklar, yağan yağmurla dökülen yapraklar ve sokaklarda yürüken hışır hışır yaprakların ezilişinin sesiii...
eskiden severdim daha bi, artık sevmiyorum. yaşadığım yerle alakalı belkide zaten yapacak çok bir şey olmayan bu şehirde gündüzleri daha bir kısalıp geceleri uzayınca, hava daha da bir soğuk olunca yapacak hiç bir şey olmuyor bu şehirde...
sabah geç aydınlanan hava, sis içindeki şehir içime kasvet veriyor burada...
kömürün etrafda bırakdığı is, kömür kokusu, şehirin üstünde bırakdığı sis...
bunlardan dolayı göremez oluyorum belkide sonbaharın güzelliğini tıpkı hayatta bir sonraki (gelecek olana) takılıp o anın tadını çıkartamamak gibi...
p.s: 5 yıllık dolgularım hafif kendini belli edince yenilendi. ağrısından bir şey yiyememe...
uykuya doyamama, uyku isteği, halsizlik hepsi sonbahar belirtisi, sanırım vucudum mevsim geçişlerinde çok etkileniyor.
dünya sana gönderiyorum isteğimi: daha sıcak bir havanın olduğu ve denizi olan bir yerde yaşamak istiyorum. ondan önce aşkımın iyi bir yere gitmesini (anladın sen :))))
Domatesli Demleme Yaz Makarnası
5 gün önce