26 Ocak 2012 Perşembe

YETENEK VE ZEVK AYRI BİR ŞEY

yetenek ve zevk ayrı bir şey vesselam. bende hiç olmayan demeyi bu bünye kabul etmiyor işte o yüzden zaman zaman nadiren ugrayan bir konu buuuu.
elden bir şey gelmeyince yaratıcıda mı olamıyor insan nedir.
işte böyle olunca bende insanların yaprıkları şeylere hayran hayran bakma durumları mevcut, hani ağzımında suyu akmıyor değil yani. her gördüğümde heveslenip bende yapmalıyım deyip evi iplerle, keçelerle, boncuklarla boyalar ve hamurlarla doldurup sonrasında o piti piti diye hangisinden başlasam karar verememe mevzusu ile hepsini birden bırakıp maymun iştahlılığımın doruklarında, zaten işten geldim yorunum amannnn deyip bırakıyorum. işte aslında aklımda yapılacaklar listesi uzayıp giderken bu tembellik ve kararsızklıklar içinde bulunan bu şişman bloggerı biri dürtse hişşşş kendine gel şundan başla desede harekete geçsem diyorum hııı nasıll olur.

23 Ocak 2012 Pazartesi

ocağın bitmesine 7 gün

bakıyorumki son yazılarımda hep bir zaman belirtmişim. hep bir geri sayım var. zaman geçmiyor gibi gelsede bu aralar yapamadıklarım var benim. soğukdan buzdan yürüyemiyorum. o kadar uyuşuğum ki tatlı yapayım, börek yapayım diyorum yapamıyorum. birde diyorum yapmadığım daha iyi yaparsam yerim diyorum. kitaplarım bir bir bitiyor. örgülerimde biri bitmeden diğerini başlıyorum.
kendinle konuşuyorum bol bol. hayatı tanıyorum her geçen gün, her ne olursa olsun, güvenmenin ne kadar önemli ve aynı zamanda ne kadar riskli bir şey olduğunu anlıyorum. hayatın yediğin kazıkların bileşkesi olduğunu bilsende o kazıkların bir sonu var mı onu bilmiyorum.
kendime dönüyorum daha, içime dönüyorum. kırıklarımı, kırgınlıklarımı 2011 de bırakıp yeni ve daha güçlü başlıyorum 2012 ye. hiç birşeyin hiç kimsenin beni üzmesine, beni incitmesine izin vermeden daha bir sağlam yürüyorum diyorum.