25 Aralık 2009 Cuma

hediyem


ilk yeniyıl hediyemi sevgili tuğçeciğimden aldım.
bir önceki yazımda neler hissettiğimi azda olsa ifade etmeye çalışsamda,
ifadesinde zorlanıyorum. amaç gönül alma iyiki varsın blog...
birbirimizle hiç karşılaşmadan belkide birbirimizin neler yaşadığını bilerek, birbirimize her türlü konuda destek olup, birbirimizin yanında olduğumuzu yorumlarımızla belli ederek belirli bir noktaya gelen blogdaşlığımız...
önemli olan birbirimizi anlamakdı, yazılanlara dokunabilmek, o an orada olabilmekdi, ne düşündüğünü anlamaya çalışıp, hislerini anlayabilmek, hayatı , yaşamı huzuruyla, mutluluğuyla ve acısyla her şeyi çıkarsız, sevgiyle ortaya koymakdı...
önemli olan onların seni düşündüğünü senin onları düşündüğünü fark etmekdi..
bu farkı fark edenler ve ettirenler işte buradayız,
bu hediye beni çok mutlu etti. benim iin çok özel tıpkı yazdıklarıma yazılan yorumlar gibi...
beni anlayan, yada anlamaya çalışan, benimle aynı yöne bakan, bakmasada bakmasakda bizlere bir bakış açısı kazandıran bir şeyler öğreten düşündüren ve yalnız olmadığımızı hissettiren güzel dostluklar kazandıran bloga teşekkür ederim. sonrada yorum yazarak yanlız bırakmayanlara ve sana tuğçecim.

çoook teşekkür ederim. kalbimin en derinliklerinden bana yeni dostluklar kazandıran bloga teşekkür ederim.

24 Aralık 2009 Perşembe

çook mutlu oldum çoooookkk

dün gelen kargonuz var kağıdını,
alıpda sabahtan beri güp güp atan yüreğimi sakinleştirme çabalarıyla öğlene kadar beklerken, hadi gari hadi gari deyip ( tavşanlı şivesi) zamanı birbirine dizip, sonra onları kovalayıp zamanı bu zaman ettim ya!
sonrada öğlen koşturarak gidip aldım...
üzerindeki adresi gördüğümde anladım hemen kimden geldiğini veeee dönmeyi bekleyemeden yolda açtım daha....
içinde sımsıcak el emeği güzel mi güzel bir kutu bana bakıyor.
onun içinden çıkanlarsa ayrı ayrı çoook güzelll,
neler mi var içinde?
kimden mi gelmiş?
onları akşama yazıcam...
çok teşekkürler tatlım.
beni nasıllll mutlu ettin.

23 Aralık 2009 Çarşamba

ordan burdan



börülcemin çam ağacımı çok beğenip bende istiyorum demesinden sonra, börülceme yılbaşı hediyesi çam ağacı almaya karar verdim.

ağacı dün geldi. ağaçla birlikte birde cici mi cici bir elbise aldım ona ,akşam hediyelerini verince acayip mutlu oldu.
bende 4 gözle çocuklaçocukdan aldığım kırmızlı külot ile çorabımı bekliyorum...
yeniyıla az bir zaman kala hediyeler hazır 4 gün kala gönderirsem ulaşır sanırım yerlerine...
bugün doktora gidip kan değerlerime baktırıcam, bir kaç tahlil yaplacak.
bir şeyim yok unutkanlık dışında...
günler yoğun geçiyor, geceler ne kadar kısa zaman çabucak geçiyor. anlamıyorum insan çocukken zaman daha yavaş geçiyor gibi geliyor,ama büyüdüğünde zaman çoook çabuk geçiyor yetişemiyor zamana, bu galiba yapacak daha fazla sorumluluk, daha fazla iş bunlardan kaynaklanıyor sanırım

21 Aralık 2009 Pazartesi

gaza geldimmmm

gaza geldim,inmem....
evet daha yeni yıl gelmeden geçmişe bakıp, değerlendirip, bazı şeylerden dolayı kendime kızıp...şimdiye kadar yapmaya çalışıpda yapamadığım bir çok şeye başlıyorum.
bu sefer acayip kararlıyımmm.umarım içimdeki bu gaza toz bulutuna dönüşmezde bu sefer başarırım.
bugunden sabahtan itibaren tıkıntılardan gittikçe toparlaşan göbek için pilatese başlandı..hayatıma düzenli yaşam için spor artık girsin.
bugunden itibaren şu dilim artık ingilizceye dönsün, dönmezsede dilimi eşşek arıları soksun. ingilizce özürlü biri olarak, ingilizce anlayıp konuşamayan ben...aynı zamanda sınavlarda da başarısız olan ben... artık başlıyorum. yarım kalan doktoram için sen büyüksün ingilizce ben göreceğiz bakalım.
arkası yarın...