27 Şubat 2010 Cumartesi

bir varmış, bir yokmuş

bir varmış, bir yokmuş...
hani masal böyle başlar ya,çocukluktan, hatta bebeklikten beri bize anlatılan.
aslında ne anlamlar yatarmış bu masallarda anlamamışım. yeni indim anlama...
hayatta acılar, dertler ,sıkıntılar vb. herşey
bir varmış, bir yokmuş değil mi?
biran bizi çoook üzen bir şey bir süre sonra o kadar acıtmıyorsa, hatta unutabiliyorsak
her şeyin ilacıysa zaman...
işte bize öğretilmiş...
bir varmış, bir yokmuşla

26 Şubat 2010 Cuma

ŞANSLI


Geçen haftalarda Ankaradayken yaseminlerdeyken, yelizin köpeği ŞANSLI rahatsızdı..
dünkü ameliyatından sonra o yaşlı bünyesi dayanamamış. şanslı ölmüş... üzgünüm...

24 Şubat 2010 Çarşamba

yine grizu

evet yine grizu, yine ısınmak için, yakıt için, sanayi için ,elektrik için vb bir çok şey için
gerekli kömürün peşinde,
sırf evine ekmek götürmek adına hergün karanlığı aydınlatan...
beden gücü ile çalışan, evden getirdikleri yemekleri yeraltında yiyerek,
ama hergün umutla çalışan o madencileri yine grizu aldı..
bir daha olmasın, bir daha yanmasın o canlar.
hiç kimsenin ocağına düşmesin o ateş ...
artık kötü olaylar yaşamayalım.
üzülmeyelim, umutla bakalım istiyorum şu anımıza, geleceğimize...

23 Şubat 2010 Salı

dipcik

evet bugünkü doktor merasiminden sonra
kirpik dibimde iltihaplanma sonucu günde 4 defa damlatılması gereken 5 adet damla...
kronik faranjit etkisi altında sol kulak dibimde olusan bir beze...nedeniyle bir kaç ilaç
itibariyle dipcik sorunu yaşayan ben...
allahtan ruhumun diplerde gezinmediği hayallerimle havalardayım...
çok şükür..

22 Şubat 2010 Pazartesi

zaman

hayatta her şeyi zamanında yapmak lazım.
ertelememek.
sözler dilin ucuna geldimi yutmamak,
içinden geldimi gitmek,
unutmak geldmimi,untmak,
özür dilemen gerekiyorsa, özür dilemek.
bağırmak gerekiyorsa bağırmak,
kaçmak gerekiyorsa, kaçmak...
sonra herşey için çok geç olabilir.
hayata e hayatta geç kalmamak gerek.
içinde kalmaması gerek hiçbir şeyin.
sevgini saklamamak
söylenmesi gerek, yaşanması gerek.
(ezelden geldi bu sözler, babasına söyledikleri, söyleyemedikleri)
p.s: birde dizideki zekaya hastayım. insanların zekasına...

bozuluyorum ama ağrı

evet bahsedeceğim ağrı dağı değil...
bir haftadır belli aralıklarla başıma saplanan sonra yok olan..
ama ben şimdiye kadar baş ağrısı yaşamamış, baş ağrısı için ilaç içmemiş ben...
cuma günü içimi kıpır kıpır yapan bir bahar havasının ardından yeniden dellenen havaya mı bozulsam. yoksa pazar günü üşüyerek battaniye altında lost keyfi yapken yavaş yavaş şişen göz kapağına mı bozulsam.
bir haftadır şişmek için işaret gönderen, ama benim önemsemememden bozulup şişemeyen göz kapağı...
pazartesi sabahıda şiş olunca, bana makyaj yapacak yer bırakmayan göz kapağına mı? bozulsam.
neyse bugun randevu aldım yarın gideceğim. diye yine çok takmazken.
akşam eve gelince sol göz kapağımın üstüne sol bademciğimin ağrıması hemen ardından sol kulağım...
hepsine dayanan ben...
akşam fenerbahçe- bursa maçı yüzünden ezeli izleyemeyecek ben...
hangisine bozulam bilemedim artık...

21 Şubat 2010 Pazar

aşk



aşk ile yapılan her şey çok güzel oluyor..