27 Aralık 2009 Pazar

sözün bittiği an

cumartesi günü bol üretken, zamanla yarışarak geçti, ben daha erken daha erken derken yılbaşına ne kaldı...
boyandı, dikildi, kaplandı, paketlendi..
yaptıklarımdan bir tanesi
kayınvalidemler, bir atölyede ahşap boyuyorlar,sabah akşam, gece gündüz.
hummalı bir çalışma var, bende işten ve evden arta kalan zamanlarımda atölyeye gidip, onlarında yardımıyla birşeyler yapıyorum .
işte benim sevimli meleklerim.
bu arada hepsi internet özürlü olduğu için, ayrıca yaşadığımız yerdede bu ahşap boyama ürünleri bulunmadığı için banada onlara netten ürün bulmak, sipariş gibi işler düşüyor. biraz önce bu çalışmaları yaparken nette kayboldum. insanlar ne kadar güzel şeyler yapmışlar..
eee tabiki teknik bilmeden ancak bu kadarı yapılabiliyor.
bu arada benim istediğim resim kursu olayı suya düştü. yeterli sayı toplanamadığı için kurs açılamadı...
bugun kötü bir haber aldık. kayınvalidemin arkadaşlarından birinin çocuğu daha 29 yaşında handenin ölüm haberi geldi...
hayat öyle garipki..
üniversite mezunu, yurtdışında master yapmış,2 senelik evli hande 6 aydır hastanede yatıyordu. cerrah bir baba, hemşire bir annenin tek çocuğu, kızı olan hande 2 senedir tedavi gördüğü beyin kanserine bugun yenik düştü...
işte hayat doktorda olsan, kızına yardım edemedikten sonra, paranda olsa en iyi doktorları getirtip tedavide ettirsen, hastanenin bütün olanakları seferberde edilse, kaderin önüne geçilemiyor.
bazen hiçbir şey yetmiyor ve elin kolun bağlanıyor.
daha gencecik, umutları, hedefleri olan bir genci kaybettik herşeyden önce...
ve allah bir kere daha zaman zaman unuttuğumuz, koşturmaya kapılıp telaşla bazı şeyleri aklımıza getirmediğimiz de,bir kere daha hatırlattı. hayatı aslında ne kadar boş ve basit olduğunu...boş yere kimseyi üzmemek, kırmamak gerektiğini....
işte böyle buruk, sıkkın, üzüntülü bir pazar geçti.
ailesine baş sağlığı diliyorum. nur içinde yat hande...

1 yorum: