24 Nisan 2010 Cumartesi

dinlenme-yorulma

evet geldiğimden beri kaç posta çamaşır yıkadım blemiyorum.
evimi, kocamı öyle özlemişim ki...
eve ilk girdiğimde bir değişik geldi ev, şöyle bir baktım.
gecenin bir yarısı 31,5 saatlik otobüs yolculuğundan sonra direk uyudum.
belli aralıklarla uyandığımda hala kendimi otobüste zannediyordum.
evimde olduğumu, yatağımda olduğumu görünce rahatlayıp tekrar uyudum.
bu kabusu kaç kere yaşadım bende bilmiyorum.
otobüs yolculuğu uzun (gerçi tahminimden daha kısa), stresli ( sınır kapılarından geçişte polislerin bize kaçakmışız muamelesinden sonra), ama farklı bir sürü insanla tanışmış olmak ve güzel sohbetler bu uzun ve yorucu yolu, kısa ve keyifli hale getirdi.
bulgaristanda yediğim adanayı hayatımın sonuna kadar unutamıcam.
bir türkün yaptığı o adana bu kadar mı lezzetli gelir insana...
cevval şoförümüzden işittiğimiz azarlar, ama yaptıklarını hiç unutamayacağız.
şoförümüz sayesinden sorun yaşamadan sağ salim gelebildik.
otobüsümüzde olan iranlı bir işadamının hırvatistan sınırında ülkeye alınmak istememesi...
AB ülkelerinin insan ayrımı yaptığını bir kez daha gösterdi.yine şoför sayesinde neyseki geçebildi. ama yaşadığı stresi unutamaz sanırım.
kapıkule sınır kapısından ülkeye girişde aldığımız derin bir nefes ile yaşanan rahatlamayı...
sanırım hiçbir kelime anlatamaz.
3 günde dinlenip evimin tadını çıkartıyorum.
orada geçirdiğim günleri ayrıca anlatacağım.

1 yorum: