6 Şubat 2011 Pazar

farklıyız

hepimiz farklıyız.
bir olay karşısında verdiğimiz tepkiler, bir anlatılan karşısında algıladığımız.
konuştuklarımız, hayatta kattıklarımız, hayallerimiz, yitikdiklerimiz...
hepsi farklı olduğu için kırıldığımız şeyler, beklentilerimiz, duyduklarımız ve duymak istediklerimiz farklı...mutluluklarımız, üzüntülerimizde farklı...
mutlu olduğumuz şeyin üzerimizdeki etkisi, üzüntümüzün süresi bile farklı...
işte bu kadar farklıyken aynı dili konuşup, aynı şeyi anlayıp, aynı tepkileri vermek ne kadar zor.
işte olaylar karşısında verdiğimiz ve aldığımız tepkiler bizi kıran ve üzen...ama sonuçda geçip giden. değer mi üzülmeye, kırılmaya sen anlamak istediğini anladığında anlatılmak istenen o mu acaba???
düşünüyorum algı düzeyi geliştikçe yaralar dahada mı artıyor. yada algı düzeyini farklı yöndemi geliştirmek gerekli bilemiyorum.
annem canım annem. 3 haftayı beraber geçirmek öyle güzeldiki...şimdi 1 haftalığına dönecek, ama tekrar gelicek ama içimde bir burukluk var.
sanki 4 senedir ondan ayrı şehirde yaşayan ben değilmişim gibi üzerimdeki his..
şimdi düşünüyorum bir yanım buruk neden ayrı şehirlerdeyiz ki. neden hayatı birbirimizden uzakda geçiriyoruz ki...
uzakdaykende sevdiğim özlediğin ama öyle yaşamaya alıştığın kendi başına güçlü olup ayakda durduğun bir yaşamdan...
beraber vakit geçirince alıştığın, tıpkı çocukkenki gibi hastalandığında naz yaptığın, öpüp kokladığın, başını dizine koyup kendini sevdirdiğin o anne sevgisini tattığında şimdi 1 haftada olsa ayrılık içimi buruyor işte...
iyiki varsın annem, babam...
en ufak bir ihtiyacımda yanımda olduğunuz, yorulduğunuzu anlamadan toplanmama yardımcı oldunuz. üşenmeden kırk kere çarşıya, kırk kere ankaraya gidip geldiniz. benim için hep en iyisini istediniz hala en iyisini istiyorsunuz.
bazen düşünüyorumda sizin benim için yaptıklarından sonra ben sizin için ne kadarını yapabiliyorum. gönlümden çok şey geçsede bunun ne kadarını yapabiliyorum size.
sizi çok seviyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder