5 Eylül 2010 Pazar

halim

evet şu ara bu tatil, derken ay eylülü buldu.
aslında eylülü sevsemde kışı getirdiği için bir az hüzün kaplar içimi...
birde bu sene hiç anlamadığım tatilden sonra eylülün gelmesi balkon sefamızada bir bokta koydu.
bu yaşadığım yerin havaları garip akşamları hırkasız oturulmazken, ilk defa bu sene büyük değişim ve sıcaklardan hiç hırka yüzü görmedik.
ama işte o dönem geldi. akşamları üşüyorum çorap ve hırka ikilisini arar oldum.
tatiller derken önümüzde bayram tatili var. aslında bir kaçamak yapmak istiyoruz.
arayalım, bakalım...belki bir yer olur mu??? olur.

1 Eylül 2010 Çarşamba

tepsi


en son yaptığım, yaptığımız :)) epey uğraştırdı çünkü..tepsim.
eee ne yapalım seviyorum. bir şeyler yapmayı...
işte içimi açıp yaşamı güzel kılan renk katan şeylerden biri

30 Ağustos 2010 Pazartesi

ara bitti işe devam

ne kadar çabuk geçti, koskoca 3 gün ben hiç bir şey anlamadım, siz anladınız mı bilmiyorum.
evet geçti gitti, bugun son gün bir o koltuk bir bu koltuk ordan oraya uzanıp duruyorum, kediler gibi arada bir mutfağa gidip geliyorum. zaman geçtikçe içimdeki enerji azalıyor. az kaldı diyorum. sabret...
ne görsem istiyorum, canım neler çekiyor...
bugun 30 Ağustos zafer bayramı...hepimizin zafer bayramı kutlu olsun.

29 Ağustos 2010 Pazar

orta temcit

burada ramazanın en sevdiğim yanlarından biridir orta temcit.
ben buraya gelmeden önce orta temcit diye bir şey duymamıştım. belki bileniniz vardır.
iftar ile sahur arası yenilen yemeğin adı.
ramazanda insanlar birbirlerine akşam oturmasına gittiklerinde, iftar ve iftardan sonra orta temcit yaparlar, yada sadece orta temcit.
sadece ramazanda geceleri fırınlar açık olur.
gece 12.00 da fırınlarda pide, sıcak sıcak simit ve buranın meşhur haşhaşlısı çıkar, niye mi orta temcit için.
işte bu akşam bizdede orta temcit var...
beklerim

26 Ağustos 2010 Perşembe

güzel bir gün


uzun zamandır yazamıyorum, kelimeler sıkışıp kaldımı, ben mi bulamıyorum onları bilemiyorum.

yazılanların yaşanılanlarlada ilgisi var.

tam 4 senedir buradayım. büyük bir şehirden sonra burası...

önce alışma devresi, sonra alışma derken...

her ne kadar alıştım desemde, gitip dönüşlerin sonucunda buranın bende o yarattığı hissi hala silebilmiş değilim. köreliyorum, daralıyorum, hani o çember meselesi var ya..

çemberin çapı daralıyor, üstelik daraldığını kimi zaman belli ediyor, kimi zaman etmiyor.

büyük şehirin o yoğun temposuna ayak uydurunca insan yorulsada yorulduğunu hissetmiyor. ama burada hiç bir şey yapmasanda bir yorgunluk halsizlik. galiba buranın havasından kaynaklanıyor. neyse bu yazıyı şunun için yazıyorumkii buranın verdiği o tembellik hissini üzerimden atıp bir şeyler yapmalıyım.

evet çok yoğun geçen bir iş günü akşamı...

eve geldiğimde gördüğüm güzelliklerin bana verdiği enerji...

biri bir kargo poşeti; sevgili zeyadan

..unutmamış, taaa oralardan bana bir pinokyo getirmiş.

canım burada geçirdiğim zamanda bana gönderdiğin şeylerin bana ve hayatıma kattığı anlamı anlatamam,unutmadan birde yanında bana uğur getirecek melekli bir defter,her notta aklımda olacaksın. teşekkürler.

diğeri ise kapıdan girdiğimde gülümsememi sağlayan üsdeki görüntü...içimi açan

24 Ağustos 2010 Salı

32

bir anlamı varmıdır ki...
belkide vardır, bir kadının kendini en iyi tanıdığı yaş...
farkındalıklarla gençlik arasında farkında olduğu, ama genç kalmak istediği,hatta yaşlandığını hissettiği ince çizgilerine gülümseyerek,hala 22deymiş edasınıda takınabildiği...
her yaş yeni bir şeyler katarken, bir şeylerde götürsede...kendince yaşadığı enlerin belkide en güzeliii.
bir değişim,bir olgunlaşma amma bir o kadar çocuk..
32 de güzelliğine güzellik katan, en tanıdık, en yakın olduğu kendine bir o kadar kararlı ama çoğu zaman düşünceli...

16 Ağustos 2010 Pazartesi

telefon

bugün akşam 22.30 tel çaldı,yetişemedim.
baktım özlem hemen aradım.
karşımda heyecanlı mı, heyecanlı bir ses "tatlım bebek var" oldu ilk cümlesi...
anlamadım önce alodan sonra duyulan ilk cümlenin verdiği şaşkınlıkla...
ikinci kere söyledi ama aynı heyecanla kimbilir kaçıncı söyleyişiydi...
evet özlem hamile bebek var. nasıl sevindim.
sağlıkla ikisinide kurtarsın . maaşallah diyorum.
darısı diğer isteyenlerin başına...allah isteyen herkeze nasip etsin bu güzel duyguyu,tabi banada :)))))
p.S: nazlı,yasemin hadi bu mutlu haberi sizdende duymak istiyorum.
akşam 5.15de aldığım haberle yarın ankara yolcusuyum.
çarşamba düşündüğüm yolculuk bir gün önceye alındı. annecim, babacım çok özledim sizii.

13 Ağustos 2010 Cuma

geçmiş

neden geçmişde yapmadığım şeylerden dolayı pişman oluyorum ki, keşke daha önce yapsaydım, keşke daha önce okusaydım, yazsaydım,gitseydim,kalsaydım uzatabilirim. aslında çok geçmişde yaşamam. keşkelerimde yoktur, acaba insanın yaşı ilerledikçemi geçmişe özlem duyuyor bilemiyorum.
okuyamıyorum,işler yoğun yorgun oluyorum. yazın başında aldığım kararları uygulayamıyorum. rejim spor hepsi geride kaldı. irade yok onu anlıyorum. peki nasıl kazanılır. bilmiyorum.
evet 2 ay geçti, bir dönem verdiğim 2 kiloyuda aldım geri, tembelleştim,yerimden kalkmaya üşenir oldum. sanırım bu aralar deneme 1 ile başladığım sigara bırakma durumunda azda olsa gelişme var. tam olarak bırakmasamda gümde içtiğim sigara sayısı 5'i geçmiyor. umarım bu sayı artmaz azalır. ne kadar zor insanın kendine engel olması...
bu sıcakda canımın çikolata istemesine hayret ediyorum. nutellayı kaşıklamak istiyorum. sanki beynim ve bedenim şavaş içindeler.yasaklar cazip geliyor yada...
önlenemez kilo problemini çözmem lazım acilen, belkide zamanlama yanlış, hem kilo vermeye çalışıp hem sigara bırakmak zor bir durum, sigara içemedikçe içimde yeme isteği doğuyor...

10 Ağustos 2010 Salı

doğanın hissettirdikleri

hala etkisinden kurtulamadık sanırım,oysaki sadece ben kurtulamadığımı zannediyordum, özledim, kokusunu,sesini, o küçük ayaklarını...
evet doğa kendini çok sevdirdi...bunu sanırım herkez yaşatamaz.
bu kadar sakin, sevgisini belli eden bir ufaklık görmedim ben üstelik 1,5 yaşında ...
tabiki böyle olmasında annesinin ve babasının etkisi büyük.
böyle sevgi dolu, iyi niyetli, sakin, dürüst bir anne ve babadan böyle bir çocuk olmasıda çok doğal...
neyse ben geleyim asıl konuya dün sevgili dediki: ben doğayı özledim. meğer sevgilide kurtulamamış etkisinden doğanın...
sanırım bazı şeylerin zamanı gelmiş. bu bandırma gezisi bize çok iyi geldi. bazı şeyleri fark etmemize...
heyecanlıyız: yarın büyük sınav sonucu belli olacak, hakkımızda hayırlısı olsun diyorum...

8 Ağustos 2010 Pazar

bandırma dönüşü

haftasonu kısa bir bandırma kaçamağı...
daha önce aranın hiç bu kadar uzamadığı görüşme cuma günü gerçekleşti.
1,5 sene olmuş, ben yeğenimi (doğayı) 1 kere oda düğünümde 15 dak bile değil görmüşüm.,
bebekliğini yaşamamışım, ilk karşılaşma cuma günü oldu.kısa bir alışma turundan sonra, alıştı, yaklaştı, izledi ve geldi sarıldı.
2 gün boyunca aradan geçen 1,5 seneyi telafi etmek adına, sarıldık, koklaştık, oynaştık...
nazlaştık, evet nasıl bir bebeksin sen arkamdan aycannnnnn deyişin, kafanı omzuma koyup sarılışın öpüşün. doyamadım sana biliyormusun.
öyle garip bir duygu ki, bu yaşımda ilk defa hissediyorum acaba artık çocuk mu istiyorum ondan mı bu duygularım yoksa,
çocukluğumuzun beraber geçtiği, birbirimize bu kadar benzediğimiz, kardeşim dediğim bir insanın yavrusu olduğundan mı bunları hissettim bilemiyorum.
ama aramızdaki o inanılmaz bir elektrik ve o hisleri unutamıcam.
kokunu,doğacım bana hissettirdiklerini unutamıcam.
annenle, babanla sağlıklı,mutlu huzurlu,şanslı bir ömür sürmen dileğiyle..
seni çok seviyorum kuzucum.
evet bu hislerden sonra ise diğer dostlarımında bana aynı hazzzı yaşatması için bir istek gönderiyorum buradan nazlıcım, yasemincim elinizi çabuk tutun...
uzun zamandır yazamadım. koşturmaca,sıcak derken...
evet kısa kısa bahsettim. tatilden bir şey anlamadım tekrar tatile gitmek istiyorum diye...
canım arkadaşım nazlı, önce ben gittim sonra o uzun zaman oldu özleştik...
eee tatil fotolarını görünce içim gitti, yanınızda olmak beraber tatil yapmak için...
neyse artık bir dahaki sefere...

4 Ağustos 2010 Çarşamba

offfffffffffffffffffff

digiturk arıza verdi bir çok kanal göstermiyor.
evde bütün camlar açık birazcık bile esmiyor. balkona çıkıyorum orasıda aynı...
digitürkü arıyorum bütün müşteri temsilcileri diğer müşterilerle görüşüyor diyor. gecenin bu saati herkezdemi aynı problem var.
geceleri sıcakdan, 3 güne bir nevresim değiştirip hangisinin daha serin tuttuğunu deniyorum ama yok hepsi aynııı.
şuan deniz kenarında tv olmayan bir yerde olup şezlongda uzanıp kitap okumak sıcak başınca denize dalmak için neler yapmazdım...
geçmişde öğretilenler,alışkanlığa dönüşüp her yaptığında kalbini sıkıştırırmı onu yaşıyorum.
şu erken kalkma derdi olmasa geceleri otururum, havanın en serin olduğu zamanı değerlendiririm. ama yok ben severim geceyi, oturmayı, kitap okumayı, yapamıyorum şimdilerde...işte o zamanlarda kızıyorum kendime...
neden üniversitede sabaha kadar oturduğumda sabah ki derse giderdim uyusaydım ya...
yok bu sanırım huy, o zaman yapmadım, şimdide yapmıyorum.
işe geç kal mesela uyuya kal.
bir keyif sür yok olmuyor o içimdeki şey rahat bırakmıyor.
yada haftasonu geç kalk dimi, biraz geç kalksam, ömürden çalmışlık hisssi bırakmıyor yakamı...
şuam çeşmede olmayı nazlılarla olmak isterdim.
tatil en güzeli ...
daha tatilden dönelli 2 hafta oldu ama sanki ben tatile hiç gitmemiş gibiyim.
neden acaba...

30 Temmuz 2010 Cuma

yeni kararlar

evet dün yeni yaşımla birlikde bir karar aldım.
deneme 1: sigarayı bırakıyorum.
her ne kadar sigara içmeyi sevsemde, artık bir dur demenin zamanı geldi diye düşünüyorum.
bu konuya en çok sigara içmeyen sevgili sevinecek sanırım.
bu kararda ilk günümdü bugün,
başlangıç olarak kendime koyduğum kota sadece türk kahvesi ile beraber günde 1 taneydi...
bu başarımdan dolayı kutluyorum kendimi...
ve devamını diliyorum.umarım deneme başarıyla sonuçlanır.
p.s:sıcak günlerden dolayı gece uyuyamaz haldeyim.
deniz kenarında yaşamamamın, içimdeki özlemi bu sıcak günlerde dahada bir depreşiyor.
tatil bitti ama aklım hala tatil planlarında :))))

28 Temmuz 2010 Çarşamba

yenilendim

değişiklikler insana hep bir enerji katıyor sanırım.
şöyle bir düşünüyorum,ne kadar zamandır uzun saçlarım uzun... hatırlayamıyorum. yaşlanıyorum sanırım. hatırlayamıyorum ya...sanırın 10 sene oldu...
uzun zamandır istediğim ama cesaret edemediğim şeyi yaptım. şaçlarımı kestirdim ve çok rahatladım. nasıl güzel bir duyguymuş, nasıl büyük rahatlıkmış,onuda unutmuşum.
bu küçük değişiklik iyi geldi bana kendimi çok iyi hissediyorum. çok beğendim yani saçımı...,,
megoloman mı oluyorum ne????
evrenden taleplerimi sıralıyorum içimden geldi...(doğumgünü için mum üfleyip dilek tutuyorum)
sevgilinin sınav sonucu iyi gelsin,
hayat güzellikler mutluluk getirsin.şansda
kısa tatil kaçamakları, ispanya...v.b
tatile doyamadım. kumsalda kitap okumaya ise hiç doyamadım.
eylülde bir kaçamak daha istiyorum....
yenilendim diyorum ama istekler yine aynıııı :))))
ama çok ilginç hissediyorum, bu sene benim için değişim başlıyor, umarım bu değişim güzellikler getirir.

27 Temmuz 2010 Salı

tatilden izler


olympos


güneşin rengi beni benden alan....


denize yaklaştım...



ilk an, denizle buluşma....




çimen, deniz, güneş damlar içine....


keyif yapıldı....


arkadaşların evlilik yıldönümü kutlandı...

gezildi. olymposa gidildi, huzur bulundu ama fazla geldi huzur :)))







17 Temmuz 2010 Cumartesi

şimdi tatil zamanı

evet uzun yorucu bir seneden sonra şimdi tatil zamanı...
uzun zamandır hayalini kurduğum, uzun uzun denizi izlediğim, ruhumu dinlendireceğim bir tatile çıkacağım, tatil kısada olsa dinleneceğim.
hoşçakalın şimdilik...

13 Temmuz 2010 Salı

bu güzel havada oldumu şimdi bu yoğunluk

evet iş yerindeki değişikliklerden sonra çok yoğunum...
sanki havaların güzelleşmesini bekliyordu herşey...
o sıcağın altında hergün arazideyim. ofisdede işler yoğun...
neyse şimdilik her sabah kalkdığımda tatili düşünüyorum. ,
az kaldı iyi gelecek bana bu tatil...
tatil öncesi solaryum niyetine, arazide amele yanığı, ön alıştırma:))))
bir yandan akşamları üretim devam beyaz şımarık tepsi harika oldu yakında resmi gelecek...

11 Temmuz 2010 Pazar

beklenen gün dün

evet geri sayım yaptığım. büyük gün dün bitti sonunda...
nasıl mı bitti. iyisiyle kötüsüyle, doğrularıyla, yanlışlarıyla, eee tabi birde 4 yanlışın 1 doğruyu götürmesiyle...
evet şaşırıp kalıyorum. bu yaşa gelip hala sınava girerken heyecanlanabiliyorsam yazık o minikler ne yapıyor...
dün ilk defa bir annelik duygusuna benzer bir duygu içindeydim. sevgiliyi sınava götürüp onun için heyecanlandım. evet bende girdim sınava ama sınav sırasında çözerken soruları bunu biliyordu yapmıştır, şunu doğru yapar inşallah, ayyy ya kitapcığı işaretlemeyi unutsa diye telaş içinde...
hayırlısı olsun demekden başka, bir yandanda isteyerek...
bakalım. sonuç şimdilik tam belli değil, ama yetiştirememiş.
herşeyde bir hayır var. şimdi artık beklemekden başka çare yok...
hayırlısı olsun ....

8 Temmuz 2010 Perşembe

değişim

değişiklikler insanı zorlar, korkutur belki ama yinede enerjidir değişim.
hayatta insan hep inanmak istediğine inanır, inandıkları bazen üzer insanı bazen mutlu eder...
çoğu zaman unutur,hayatın telaşından keyif almakdan uzak çile çeker, tasa ederiz...
oysa kim kiminle uğraşır, neden nedir bütün bunlar için,
unuturuz şükür etmeyi sahip olduklarımıza...
hep vardır onlar yanımızda yokluklarını bilmeyiz,yaşamayalım da...
işte ben kimim, neden burdayım, neye sahibim diye sorgulardan
içimizdeki o sesi dinleyip, kırmayı,kırılmayıp, şükür edip varoluşumuza, sağlığımıza...
yaşamanın değerini bilelim...
bazen zorlasada bazı şeyler, hayatta bir nedeni var...
p.s: son 1 gün evrene mesaj hayırlısı olsun...emekler boşa gitmesin...

7 Temmuz 2010 Çarşamba

vız vız vız cik cik cik







evet yapdıklarımın bir kısmı ile başlayım dedim...

bu aralar pek bir hareketliyiz.

enerjimi geldi nedir? gün içinde sürekli haberler...bomba gibi haberler yaaa demeler...
bundan sonra çok daha yoğun olacağım.

bir sürü iş beni bekler...hayırlısı...

içimi açanlardan bazıları
p.s: favoritetohomevisit.blogspot.com sitesinden ece hanımdan esinlenerek ve onun yardımları ile yaptığım posta kutusu... tekrar teşekkürler ece hanım

5 Temmuz 2010 Pazartesi

üretim var

evet üretim had safhada...
sınava gireceğim ya... canım dersten başka herşeyi yapmak istiyor.
üretim arttı. kuş süs yaptım...
hamarat divadan öğrendiğim, turta kolye ve küpe yaptım...
ahşap boyayarak kapı süsü yaptım.
şimdi ise sırada gazetelik ve sehpalarım var...
sehpa azıcık zorlayacak gibi beyaz bir sehpa nasıl boyanır deneniyor...
altına astar olarak plastik boya sür dediler kapatmaz dediler deniyorum. umarım olur. üzerine pembeli cup-cake, pasta resimleri arıyorum.
yakında yaptıklarımın resimleri ile buradayım...
p.s: geri sayım: kaldı 4 gün...