
içimde bazen öyle bir heyecan oluyor ki,
göğsümün içinde bir kelebek pır pır ardından o kelebek uçup kaçamayıp sanki bir file dönüşüp midemin tam ortasına oturuyor...
işte hala bunları hissetmek çok güzelll...
hala heyecanlanmak, hala hissetmek kelimeleri
vurgulaya vurgulaya konuşmak, tam üstüne basmak..
hakkını vermek, konuşurken duyguyu ve çoşkuyu verip,
dinletmek ve seyretmek...
artık duygularda mı yitiriliyor, sanki duygu fakiri olmuşuz...
kimseye belli edilmeyen duygulara
sadece tv karşısında bir şeyler izlerken, etrafda yabancı yokken tepki verebilir.
ağlayabilir olmuşuz sanki
artık konuşurken daha uzun cümleler kuruyoruz sankiii..
ama bu cümlelerin içindeki kelimelerin anlamları havada;
ne duygu var içinde nede bir his...
bu yüzden uzun cümleler kurulsada,
ağırlığı olmayan hiç bir şey anlaşılmayan,
kafada sadece soru işaret yaratan cümleler!!!
hatta bazen bu dumur halindende çıkmışız,
kelimeler bizi dumura uğratmıyor anlamadığımız için...
öylesine söylenmiş sözler topluluğu diye bakılıyor...
zaman geçsin, diye edilen muhabbetlerin sonunda
çıkarılacak ne bir ders, ne bir sonuç var ortada...
koskoca bir boşlukdan başka
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder