uzun zamandır yoktum.
bu arada bir ankara yaptım ve döndüm...
ama bu arada yaşananlar, hem canımı sıktı, hem beni zor durumda bıraktı...
ben bu insanları anlamakda zorlanıyorum. onları anlamakda zorlanmamın dışında ...
çoğu zaman kendime kızıyorum.
neden mi?
bazen kinci olmadığım için...
aslında kinci olmakda istemiyorum. ama canımı sıkan, beni üzen birilerine tavır alamıyorum.
tepkimi belli edemiyorum. silip atamıyorum, çekip kendi yoluma gidemiyorum...
hep bir karşımdakini anlamaya çalışma, hep altında bir neden arama empati, empati yaniii...
tavrımı değiştirmeden. sadece o kişiyle konuşma, konuşup çözme yoluna gidiyorum...
ancak konuşdukdan sonra ya devam, ya hoşçakal diyorum.
insan 30 yaşından sonra arkadaşlık kurabilir mi?
samimi olabilir mi?
geçmişin sana öğrettiği iyi yada kötü anılarla yeniden yeniden safca, samimice yaklaşabilir mi?
evet yaklaşıyor. görmezden geliyor, yok sayarak duygularını...
hatta belki en kızdığı insanlara benziyor belkide...
yada benzemiyor, olgunlaşmak bu belkide yutup geçmek, sinirlenip, üzülüp...
artık güvenememek demek. bu mudur olgunlaşma...
neden insanlar birbirlerini kırar...
kızıyorum, kırılıyorum.
zaman geçiyor. acım üzüntüm dahada hafifliyor.
hatta unutuyorum...
sonra hep aynı hatalar mı?
15 Şubat 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
ahhh ahhhhhh diyorum ben yazıya!! :((
YanıtlaSilTıpkı kendımı okudum ben bu yazıda...araıyorum ama ben sebep bulamıyorum kendimi değiştirme gayretide gösteriyorum ama ı-ıh yapamıyorum.Aptalım ben aptalım.
YanıtlaSilhandecim. ahhh lar tükendi..
YanıtlaSilasıl ben ben var ya..ben aptalım
Ah Çınar ah, bu Kutu da aynı şeyleri söylüyor her seferinde ama hiç iflah olmuyor:(
YanıtlaSil