Blog
Bu blog yazmayı yazmayan birine anlatmak çok zor. Neden yazılır.yazarken ne hissedersin. Ben açıkcası kimsenin yani tanıdığım yakın arkadaşlarımın okumalarını istemem…çünkü içinde bulunduğum durumda bazen insan evde kocasına, evde kendi annesine bile tahammül edemez,işte böyle durumlar tahammül edemediğin bir şeyleri yazdığında bu yanlış anlaşılabilir. Blog yazmanında değişik nedenleri olabilir, kimisi gelecekde geçmişde yazdıklarını hatırlamak için yazabilir, kimisi hatıra kalsın diye…ben neden mi yazıyorum. Rahatlamak…bazen kendine bile itiraf edemediğin bazı şeyler vardır, bazen çok sinirlenirsin, ama birileriyle paylaşıp başkalarını kırmak istemezsin. Bazende bazı şeyler üst üste gelip birikmiştir. Aslında birikecek bir olayda değildir ama sen biriktirdiğin için çok büyük bir olay gibi gelir. Benimki hangisi sanırım ben insanlara kendimi tam olarak ifade edemiyorum. Blogda kendimi ifade etmeye çalışıyorum, ne kadar ifade edebiliyorum, bilmiyorum. Sanırım buradada tam olarak edemiyorum ama sonuçda ben rahatlıyormuyum evet…
İşte bu aralar hatta sanırım uzun zamandır, blogda bir kaçak varmış, evet blogumu benden habersiz okuyan bir cimcime…
Onun söylediğine göre ondan hiç bahsetmemişim blogumda…
Evet işte benim burada bir çok şeyimi paylaştığım, birbirimize bir çok konuda benzediğimiz ,ama bir çok konudada benzemediğimiz bir arkadaşım, dostum (Nazlı)… evet adı gibi nazlı mı?, nazlı, …
Nazlı evet dostum ama bazen gerçekten kızdığım,bazen ise içeme sokasım gelen bir dostum. Düzeltme: İşte bir önceki yazımda gitmeden önce hızlıca yazdığım yazımda bazı şeyleri yanlış anlamış.
Çünkü bu cimcime geçen hafta bizde kaldı (5 gün), ayrıca tavşanlıya yatılı gelen başka misfirlerde oldu, onlarda 5 gün kaldı. Aynı anda cimcime bizde diğer misafirlerde başka şehirden uzakdan gelince, bir hafta boyunca 2ye bölünmek zorunda kaldık. Zaten gergin olan bu bünye daha da gerilince bu bölünme olayından çok rahatsız oldum. Oysa daha önce ve o geçen 5 gün içinde yapılmak istenenler vardı yapılamadı. Bu yüzden iyice gerilen bünye…bir önceki yazıda bunu anlatmaya çalıştı. Ama bu cimcime kendi üstüne alınmış. Oysaki bu bahsedilen misafir (üstelikde yatılı) diye bahsedilen diğer misafirdi…
İşte şimdi ne kadar ifade edebildim bilemiyorum. İşte bu yaşanan gibi nedenlerden dolayı blogda yazdığım yazıları, yakınlarımın, arkadaşlarımın, dostlarımın okumalarını istemiyorum.
Çünkü yanlış anlamalara neden olabiliyor…
burası benim için çok farklı ben bunu kimseye yazmıyorum , burası benim için bir terapi...
bugün çok üzüldüm, hatta yoruldum, meğer yalnış anlamaları düzeltmeye çalışmak ne zormuş...meğer anlaşılamamak ne kadar zor ve acıymış...
mutsuz oldum. kendimi ifade ettiğimi düşünürken, edemiyormuşum demekki diye düşündüm sevdiğim bazılarına...
anlaşılmamak ne garipmiş bunu yaşadım.
Neden yazıyorum diye ben de soruyorum bazen kendime yazdıklarım eleştirildiğinde özellikle . Yazdıklarımın ne kadarı ben bilemiyorum ama tam anlaşılma ümidi beklemek zor. Herşey yazıldığı gibi okunmuyor herkes kendi penceresi ile okuyor.
YanıtlaSilAma yine de blogun bana kazandırdıklarını çok seviyorum :) bir sürü iyi ki var içinde.
Yanlış anlaşmalar çabuk giderilir dostluk her zaman öne çıkar sen kendini üzme yeter :)
öpüyorum
:( kötü olmuş. Şimdi kendini anlatmaya çalış dur bakalım.
YanıtlaSilneyse, dostunsa eğer, seni anlıyacağını umuyorum...