çok gerginim...
herşey sinirlerimi bozuyor.
sanki ben herşeyin doğrusunu yapıyorumda, insanlar yanlış biliyor.
sanki benim gittiğim yol doğru insanlar ters tarafa gidiyor, üstelik birde yanımdan geçerken bana el sallıyor yada nanik yapıyor.
hep bir şeyler ters gidiyor sanki ve etrafdaki her kezde bunun farkında ama herkez susuyor.
konuşmayım diyorum. ama haksızlıklara dayanamıyorum.
enayi yerine konulmaya katlanamıyorum. ne benim. nede başkasının.
düğüne 3 ay kaldı... ben daha hazırlıklara başlamadım. şimdiden tutuştum. benim gibi aceleci. buluşmaya bile 15 dak öncesinden gidip bekleyen bir insan için bu süre katlanılabilecek bir süre değil. ama üzerimde öyle bir rehavet ve gerginlik var ki bunları düşünmek bile beni yormaya yetiyor. en başındanda belirsizlik ve kararsızlık. hayatımın hiç bir döneminde bu kadar kararsızlık yaşamamıştım. her şey zincirleme birbirine bağlantılı...
domino taşı gibi ilk hareketi bekliyoruz.
hangi evde oturacağıma bile karar veremiyorum. böyle küçük bir yerde eve karar veremiyorsam. büyük bir şehirde olsam ne yapacaktım bilemiyorum.
insanların rahatlıkları beni uyuz ediyor. yok anacım ben bu işi yapamıyorum sanırım.
yapılacak bir iş varsa hemen bitmeli. o iş için insanların uyuz tavırları beni sinir ediyor.
yapmamız gereken bir iş var... bu 7 kişilik bir gruba dağtıldı. bu ilk parti acil olan kısmı. 7 kişilik gruptan 5 kişisi bitirdi ama bağlantılı bir iş olduğu için diğerlerininde bitirmesi gerekiyor. diğer 2 kişide biri geç başladı işe ve normal olarak bitiremedi. diğerleri sürekli saçma sapan itirazlar ve gezmeleri yüzünden bitiremediği için diğer bitirenler bölüştürdük işi ama adamlar başkaları bizim işi yapıyor diye dahada bir rahatlar... ve işin kötüsü işi zamanında bitirenleri ödüllendirme diye bir şey yok. ne kadar kötü bir durum.
işte sizide sıktım.
ama acayip bir ruh hali içindeyim. günümüz insanlarında sanırım sorumluluk duygusu eksik...
yada bende fazla gelişmiş. bilemiyorum. bugunlerde yaptıklarım ve yaşadıklarımı düşündüğümde... böyle başkasının sorumluluğunda olan işleri kendim yaparken bulduğumda kendimi çok kötü hissediyorum. hele birde senin yaptığın işi bir başkası (yani hiçbirşey yapmayan biri) üstlenip onu kendi yapmış gibi anlattığında resmen araya girip ona yuhhhh utanmıyormusun kocaman adam olmuşsun, birde yalan söylüyorsun dememek için zor tutuyorum. ve sinirden kuduruyorum.
bugun bu işi yapan ve işini bitiren bir arkadaş kendi işini yaptığını ve başka bir iş yapmaycağını söyledi. diğerlerinin kalan işinide diğer gruplara dağıttığımızı ve işin acil olduğunu söylediğimde yapmayacağını söyleyip gitti. sonra müdür neden bu geldi işi bittimi dediğinde kendi işini bitirdiğini ve diğerlerine bölüştürdüğümüz işten onada verdiğimizi ama yapmadığını söylediğimde... müdürle konuştuğunda bizim ona iş vermediğimizi söylüyor adam.
bu kadar yalancı, çıkarcı, düzenbaz insanların içinde nasıl iş yapılabilir.
ve sen iş yaptığında neden bu kadar çalışıyorsun diye sorgulandığın bir kurumda bazen ben iş yaptığım için kötü ben oluyorsam, ve sinir oluyorsam. galiba çalışmamak daha iyi üstelikte yaptığım işleri başkaları üstlenip bunundan çok güzel prim yapıyorlarsa ....ve bende kendimi enayi gibi hissediyorsam. susmak, sadece işin gerektiği kadarını yapmak, hatta bazen yapmamak gerekiyor diye düşünüp ama iş geldiğinde kendimi helak edecek şekilde iş yapıyorsam ve birde üstüne geriliyorsam. bendemi sorun.....
offff çok gerginim. ne olur herşey bir düzene girsin...şu domino taşını ilk hareket biran önce verilsin....herşey tıkır tıkır bir düzene girsin....
hala umudum var...
acaba hayatımı bu kadar zorlaştıran benmiyim???
yoksa yoksa bana mı hep zorları denk geliyor.????
yoksa herkezin mi hayatı zor???