13 Ocak 2012 Cuma
CUMA
kafamda sorular, kırgınlıklar, uzaklar, özlem, indirimler, kimi zaman mutluluk yaşanan anlar... okuduğum 6 dan biri hesaplar, zeyanın yaptıgı kurabiyenin yerine koyduğum çokoprens bulamadığım için alınan probis..
çiçekleri görünce aklıma gelen ama sonra unuttuğum sümbül ve lale soğanlarımın nerede oldukları ile başlayan bir döngüüü...
9 Ocak 2012 Pazartesi
fotografiumdan hediyeler
Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarak Canon 600D Kit, Manfrotto 055XProb tripod ve Kata123Go-30 fotoğraf çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
5 Ocak 2012 Perşembe
hediye duyurusu
4 Ocak 2012 Çarşamba
karışık
30 Aralık 2011 Cuma
2012
2011 çok sevimli olmasada benim için güzel haberlerle geldi. 2012 ise hayatımıza yeni en büyük hediyesini verecek inşallah sağlıkla işte bu yüzden çok heyecanlıyım. herşeyden önce değişmek istiyorum iyi bir anne adayı, sonrada iyi bir anne olmak istiyorum, ve isteyen herkez bu duyguları yaşasın istiyorum. sağlığınız, sevginiz, gülücükleriniz sizi hiç bırakmasın 2012'de... mutlu yıllar.
P.S: foto all posters'den
27 Aralık 2011 Salı
2012'ye günler kala
bu aralar bloglarda birbirinden güzel hediyeler dağıtılıyor. bir kere daha duyurayım istedim. yılın son hediye çekilişi var. örgünün, keçenin, çarpı işinin ve daha bir sürü şeyin üstadı http://kurabiyegiller.com/ den yeni ve son hediye hadiiii katılın sizde kalplerinizi yumusatsın.
16 Aralık 2011 Cuma
ankara
evet çok özledim ailemi, ankarayı.. ama içinde bulunduğum ruh halinden kaynaklı kuzumu burada bırakacak olmak, boynumu bükmeme sebep oldu.
neyse üzerimdeki bu duygusallıkdan ve endişelerden kurtulup silkinmem lazım değil mi?
sağlıkla gidip geleyim istiyorum. yapmak istediklerimi yapıp, sevdiklerime zaman ayırıp.ankara ile özlem gidermek. hoşçakalın
6 Aralık 2011 Salı
2011 ARALIK
şimdi uyuşuk halime geri döneyim.
29 Kasım 2011 Salı
zaman çabucak geçsin
yılbaşı heyecanı sarıyor içimi ağacımızı kırmak için haftasonunu bekliyorum. ve tabiki birde ankaraya gitmek istiyorum. her yeniyıl öncesi sevdiğim süslenmiş ışıklandırılmış sokaklar caddesleri mağazaları gezmeyi, yeni yyılbaşı süsleri almayı, yapmam gereken alışverişleri yapmayı istiyorum.
bu arada süs demişken örgünün üstadı, beceriklimi becerikli, zevkli mi zevkli http://kurabiyegiller.com/ yılbaşı için kendi elleriyle yaptığı süsler için çekiliş yapıyor. hala katılmadıysanız. bir tık
24 Kasım 2011 Perşembe
endişe en büyük şişesinden
içimdeki o enerji ile bazen hiç bilmediğim yerlere ülkelere gidip gezmek istiyorum. hiç bilmediğim yerlerde hiç bilmediğim insanlarla kendimi oraya ait hissetmek istiyorum. sonra bir dönüp bir kendime bakıyorum. bu halde nereye ve nasıl diye soruyorum kendime henüz belki halimde bir şey yok ama en azından endişelerim var kafamda..
nasıl bir duyguymuş bu her geçen gün yeni bir endişeya sahip oluyorum hayata dair...
korkuyorum nasıl olacak, nasıl olacağım, doğrusu ne ve ben doğrusunu yapabilecekmiyim, doğrusu nerde yazar okusam öğrenirmiyim? çocuk nasıl yetiştirilir? nasıl büyütülür? bir kurs olsa öğrensem...
hayatta hep alıştığımız gibi hep önüme çıkan sınavlarda yaptığımız gibi kitaplar, kurslarla halledilebilecek bir şey olsa hayat yok ! işte belki ilk tökezlediğimde ise endişelerimle geziyorum kafamda evet belki hiçbir zaman cevap bulamayacağım sorularla dolu kafam. iç güdülerimle mi hareket etmeliyim. hiç okumadan araştırmadan mesela...çünkü okudukça o endişe halkaları yayılarak büyüyor tıpkı bir göle taş attığında taşın yaydığı halkalar gibi evet bir yerde sonlanıyor o halkalar ama yeni bir endişede oluyor bu sanırım. galiba böyle hazırlıyor bünye insanı anneliğe...
gececek başa çıkma yöntemlerini bulacağım ve çözeceğim sorularımı teker teker inşallah...
bu süreçde tecrübeleriniz önemli benim için paylaşırsanız sevinirim.
21 Kasım 2011 Pazartesi
bir şarkı tutturmuşum
oysaki hislerim çok değişken, bir an çok mutlu kahkalar atıyorum, kafamı öteki tarafa çevirip gördüğüm minicik bir resim, okuduğum bir yazı gözlerimden yaş süzülmesine neden. öyle abartı yaşıyorumki duygularımı duygularımı kontrol edemeyişim kendimden korkmama sebep her ne kadar bilsemde nedenini...
neler istiyorum oysaki, bir yanım arabaya atlayıp, müzük son sesde uzun yolculuklar peşinde uçuşurken ruhum, diğeri ise öyle stabilki pijamalar üzerimde saatlerce kalkmadan aynı koltukda elimde örgü oturmak istiyor. birde üstüne kimseyi görmek istemiyorum, kimseyle görüşmek istemiyorum. görmek istediğim kişiler var tabiki ama yaşadığım yerde değiller uzakdalar..ama şuan için çevremdeki bir çok insan sinirlerimi bozuyor, belki bir şey yapdıkları yok ama bu aralar sevmiyorum insanları en azından çevremdekileri...
sinirlerim çok çabuk bozuluyor ve çok çabuk kızar oldum olaylara...oysaki sakin ve huzurlu olmam gereken bir dönemdeyim. hormonlarımın bana oyunu bu biliyorum. engel olmaya çalıyorum sakin olmaya çalıyorum ama sanki çabaladıkça daha çok sinirlerim bozuluyor gibi. umarım geçici bir şeydir bu yaşadıklarım ve hissettiklerim. çabucak geçmesi dileğiyle...
içimde oysa yeniyıla hazır bir çoşku var. süslenmiş şehirlerde ışıkların altında dolaşmak alışveriş yapmak. yeniyıl süsleri almak için heyecanlanıyorum.
11 Kasım 2011 Cuma
gelip geçen zaman
ne bir film, ne bir dizi izleyebildim, nede yapmak istediklerimi yapabildim. benim şöyle 1 haftalık daha tatile ihtiyacım var. çok uyuşugum bu günlerden, evden dışarı çıkmak istemiyorum, kimseyle görüşmek istemiyorum, birileriyle konuşacak zamanım bile yok diyorum yapıcaklarımı düşündüğümde...
neyse bayram geldi geçti...neyseki bugun cuma ve annem geliyor. birde üstüne dün aldığımız haber üzerine alınan derin bir ohhhh. çok şükür diyorum.
aklımda bir sürü şey, yaşadıklarımı isteyen herkeze yaşatsın diye dilimde dua, sağlıkla tamamlayalım diye bir dua daha...
zaman böyle böyle geçecek, daha erken olsada kafamda bir sürü soru sırayla soracağım sizlere tecrübelerinizden faydalanacağım.
ama şimdi soru yabancı dizi tavsiyelerinizi alayım?
4 Kasım 2011 Cuma
ankara
herkeze iyi bayramlar
3 Kasım 2011 Perşembe
ev kadını
birde bu aralar kurabiyegillerden gördüğüm battaniyeyi örme derdindeyim. elimden bırakamıyorum. battaniye örecem diyede hiç bir şey yapamıyorum. neyse battaniye bitince artık resmini koyarım.
2 Kasım 2011 Çarşamba
bayram günler kala
bu aralar zaman geçiyor ama kendimi yorgun hissediyorum ama eskisi gibide erkenden yatamıyorum. geçen hafta çok üzüldük. hasanın eniştesinin ölüm haberini aldık. daha 54 yaşında hiç bir rahatsızlığı olmayan aydın enişte sabah kalp krizinden vefat etmiş. çok iyi bir insandı, ne çok seveni varmış, bende çok severdim. çok üzüldük. bayram öncesi yaşadığımız bu üzüntülü haber ve bu haberden önce ülkemizde yaşanılan üzücü haberler ile bu aralar pek keyfim yok diyebilirim.
onun dışında sağlığım iyi şimdilik herşey iyi gidiyor.inşallah sonuna kadarda bu şekilde gider. bayramda ne yapacağımıza hala karar veremedik. bakalım yollar bizi nereye götürecek.
21 Ekim 2011 Cuma
battaniye
10 Ekim 2011 Pazartesi
zaman
hani bazen zaman geçmesin istersin ya, ellerinde halatlarla yavaşlatmaya çalışıp zamanı o anın en çokda dibine kadar tadını çıkartmak istersin ya...
hani bazende zaman çabucak geçsin istersin kafestedki bir hamster gibi o dönen şeyin içinde hızlı hızlı gittikçe sanki hemen geçivericek zamnnedersin. yada erkenden uyursam zaman çabuk geçer bilirsin. işte bu aralar hem zaman geçsin çabucak geçsin sağlıkla istiyorum hemde bir yandan tadını çıkartmak istiyorum. bu aralar tv karşında uyuklamalar acayip keyifli dizilerin yarısını izler yarısında uyur kıvamdayım. 2 kitabı aynı anda okuyorum. 10 sayfa kitap okuyup uyuyorum, sonra uyanıp tekrar devam ediyorum. sıkılınca diğerine geçiyorum. pek konsantre durumları yok yani bu aralar...
yemek içmekle ise aram iyi...kışlık yaptım mesela dün. turşularım hazır yani hani benim gibi canı isteyen olursaaa
9 Ekim 2011 Pazar
cepden post
6 Ekim 2011 Perşembe
BEKLENTİ
hayat bu aralar sunuda olsun bu yapayım.buda olsun bunu yapayım. biraz daha geçsin, zaman çabucak geçsinlerle geçiyor. birazcık uyku, birazcık kitap okuma, arada yine uyku, biraz dizi izleme ile geçiyor.
heyecanlanıyorum, bazen korkuyorum, bazen sakinleştirip kendimi konuşuyorum. aslında yazmak istiyorum daha çok ama insanın hislerini anlatmak bu kadar zormu diyorum şimdi. hem anlatmak istediğin çok şey var. ama anlatmaya gelince bir o kadar zor.
canımı sıkmamaya çalışıyorum, üzülmemeye çalışıyorum, yormamaya, kızmamaya ama yaşıyorsak ne kadar mümkün bilemiyorum. acayip unutkanlık var en başından beri o kadar basit şeyleri unutuyorum ki, mesela 5 dakika önce konuştuğum bir şeyi hiç duymamış, konuşmamış gibi oluyorum. kocama aynı soruları hergün 3 defa soruyorum. bilmiyorum sıkılıyormudur. umarım düzelirim.
belki farkında olmadan üzüyorum birilerini yada kırıyorum ama hiç farkında değilim. ama bu aralar kendimi üzmemeye çalışsamda beni üzen, kıran anlam veremediğim, hep konuşma taraftarı olduğum sorduğum ama yok bişey diye cevap aldığım arada biraz soğukluk hissettiğim biran gelip hissetmediğim bu yüzdende neler olduğunu anlayamadığım bir dostum var. üzülüyorum bu halimize belki ben alınganlık ediyorum içinde olduğum durumdan dolayı, yada kırıldığı bir şey var ama ne ??? sordum yok dedi. bir daha sorucam soramadım kaç gündür. bakalım ortaya çıkar.
işte kendimi iyi hissetmem gereken bu dönemde beklentiler çoğalıyor. duygular karmaşıklaşıyor. hatta hissettiklerim bile çorba oluyor. ..
29 Eylül 2011 Perşembe
değişim
insan başına gelmeden anlamıyormuş: belkide çok araştırmak , çok sormak yanlış bilmiyorum ama hangisi doğru bilemeden kafam karıştı bugun, sağ olsun twitterda yazdığım folic asit mi? elevit mi? sorusunun karşılığında aldığım cevaplar biraz daha rahatlattı.
kimisi ilk andan itibaren elevit kullanmış, kimisi 3 aya kadar folic asit sonra elevit, kimisi ise hem elevit hem folic asit. haftaya doktora gittiğimde soracağım ve daha net öğreneceğim.
ama sanırım bu konuda her doktorun inandığı, savunduğu şey farklı olduğundan kaynaklanıyor onun için bize düşen inandığın doktoru seçip ona güvenmek olacak.
tecrübeli annelerden tavsiyelere ihtiyacımız olacak, tavsiyelerinizi bizimle paylaşırsanız seviniriz.


